İnsan Doğuştan Bir Fıtrat Sahibidir

İnsan Doğuştan Bir Fıtrat Sahibidir

Şair-Yazar Yusuf Özkan Özburun, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde her ay düzenlediği Geçmişten Günümüze Her Ay Bir Alim Bir Eser söyleşisinde Aralık ayında Murtaza Mutahhari’nin “Fıtrat” eserini anlattı. 25 Aralık Salı akşamı gerçekleşen söyleşide dinleyiciler fıtrat kavramıyla ilgili yazarı soru yağmuruna tuttular.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde periyodik olarak düzenlenen Her Ay Bir Alim Bir Eser programında Aralık ayında İranlı Alim Murtaza Mutahhari’nin “Fıtrat” eseri ele alındı. “Hilkatin (yaratılmışın) kendine özgü, kendine mahsus olanına fıtrat denir” sözleriyle eserin içeriğindeki bilgileri dinleyicilerine aktaran Yusuf Özkan Özburun; “Her insanın bir fıtratı; mahlukatın kendine özgü bir yaratılış biçimi vardır. İnsan kendi fıtratı ile ilgili bilgi sahibi olmalıdır.” diyerek konuşmasına devam etti.

Kitaptaki konu başlıkları üzerinden fıtrat kavramını anlatmaya devam eden Özburun; “Bir yaratılmışların bir beşer, bir de insan tarafı vardır. Kur’an-ı Kerim’de bu iki terim ayrı ayrı kullanılır. Beşer; yiyen, içen, uyan, biyolojik (canlılık) tarafımızdır. Bir de insani, yani ruhani tarafımız var ki; beşer yönümüzü ruhani tarafımıza tabi kılmamız gerekir.” diyerek insanın beşer tarafını fıtratıyla zenginleştirmesi gerektiğinden bahsetti.

“İnsan fıtratını anladığı ölçüde mesut, bahtiyar, mutlu yaşama imkanı olur. Fıtratını tanımayan insan, ona aykırı hareket eden, fıtratıyla çatışan insanın elinden mutluluk bir kelebek misali uçar gider.”

Özburun; “Fıtrat kavramı Kur’an-ı Kerim’den önce hiç bir kitapta görülmez. İlk kez Kur’an’-ı Kerim’de görünür. İnsanın, ağacın yaratılmış olan herşeyin bir fıtratı vardır. Fakat bir bahçıvan nasıl gülü ekiyor, sonra dallarını buduyor, onu bir şekle sokuyor ise; insan da bedeni ve fıtratı arasında bir ilişki kurmalı ve sünnet-i seniyye ile onu terbiye etmelidir. Dinin ve sünnetin sunduğu ahlaka, edebe bürünmediğimiz takdirde sadece beşer oluruz. Bu durumda iktidar sahibi zümreler, beşerlere kendi istediği gibi biçimlendirir. Yalnızca tüketim çarkının döndürücüleri oluruz. Toplum için yaşayan, yiyen, çalışan ve ölen varlıklar oluruz.” diyerek fıtrat ve sünnetin toplumlar için önemine değindi.

Kitapta bahsi geçen, Empirizm (deneycilik) görüşünün öncülerinden John Locke’un “İnsan zihni doğuştan boş bir levhadır.” tezini anlatan Özburun; “İnsanoğlu dünyaya boş bir levha olarak gelmiyor. Yeni doğmuş bir bebeğin emme refleksi, ağlayarak ihtiyacını dile getiren bir mahiyeti var. Anne kokusunu duyunca sakinleşen bir kodu var. İnsan doğuştan bir fıtrat sahibidir.” diyerek insanın doğduğu andan itibaren fıtratından gelen davranışlarına örnekler verdi.

Dinleyicilerin fıtratla ilgili sorularını titizlikle cevaplayan yazar; Alim Murtaza Mutahhari’nin kitabının çok faydalı bir eser olduğunu fakat piyasada artık bulunmadığı için yayınevleri tarafından yeniden basılmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Sosyal Medyada Paylaş

Google1DeliciousDiggGoogleStumbleuponRedditTechnoratiYahooBloggerMyspaceRSS

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.